ÇOCUKLUKTA DİNİ DUYGUNUN GELİŞİMİ

ÇOCUKLUKTA  DİNİ DUYGUNUN GELİŞİMİ

Ömer AKGÜL

Yaşam başladığı andan itibaren bir gelişim gösterir. Ve hayatın ilk anları, günleri, yılları insan gelişiminin ileriki dönemlerini etkiler. Doğum öncesinden, ölüm ötesine... Doğum öncesi dönem bir oluşum evresi olması sebebiyle çocuğun yaşamı ve geleceği açısından büyük önem taşır. Çocuk doğum öncesinde annenin sağlığından, beslenmesinden, yaşam tarzından ve psikolojik durumundan etkilenir. Peki insan Rabbiyle ilk sözleşmesinden hiç etkilenmez mi? Etkilenirse neden bu etki psikoloji kitaplarında yer almaz? Duygu ve düşünceler, tutum ve davranışlar çocukluk döneminde şekillenir. Çocukta, potansiyel olarak dini duygu vardır ve bu duygu çocukluk döneminde duygusaldan zihinsele, somuttan soyuta doğru gelişir. Din eğitimi’nde çocuğun diğer gelişim özellikleriyle birlikte, dini gelişim özelliklerinin de bilinmesi gereklidir.

Çocukluk dönemi doğumdan kızlarda 11, erkeklerde 13 yaşa kadar olan dönemdir5. Çocukluk dönemi kendi içerisinde genellikle bebeklik (0-2 yaş), ilk çocukluk (2-7 yaş) ve son çocukluk (7-11k/13e) olmak üzere üçe ayrılır6. Zihinsel, duygusal, sosyal, cinsel, kişisel, ahlaki, dini ve bedeni gelişimin temelleri bebeklik ve çocukluk döneminde atılır. Din duygusu insan fıtratının derinliklerinde vardır. İnsan Allah’ın varlığını fıtratının derinliklerinde çeşitli şekillerde hisseder7. Çocuğun dindar olarak dünyaya gelmediği, fakat dini kabiliyet ve eğiliminin çevredeki uyarıcılarla etkileşim içinde, yaşın ilerlemesine bağlı olarak kendisini açığa vurduğu, biyolojik psikolojik ve sosyal gelişmelerinin dindar bir kişilik sahibi olmasına elverişli olduğu belirtilir8. Çocukluk döneminde bedensel gelişme hızlı, zihinsel gelişme yavaştır. Zihinsel gelişmeler (algılama, sezme, analiz, sentez yapma, tümevarım, tümden gelim vs…) tamamlanmadığı için dini idrak sınırlı bir düzeydedir. Buna rağmen din ve inanç bilişsel, duyuşsal, sezgisel bir süreç olduğu için zihinsel gelişmeler ışığında incelememiz daha uygun olur. Fakat çocuğun dini gelişimiyle ilgili yapılan çalışmaların azlığı ve son dönemde geç kalınmış bir şekilde yapılmış olduğu unutulmamalı, din ve psikolojinin birbirini reddetmenin getirdiği bu sonuç göz önünde bulundurulmalıdır9. Bugün dini duygunun varlığından, etkilerinden bahsedilebiliyor ve bu konuda Din Psikolojisi bir bilim dalı olarak kabul görüyor.

B. ÇOCUKLUK DÖNEMİ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

1) Bebeklik Dönemi (0-2 yaş)

İnsan gelişimi döllenmeden başlayarak yaşamın sonuna dek sürer. Genel olarak doğumdan sonraki ilk iki yıl içinde insan yavrusu “bebek” olarak kabul edilir. Doğumdan iki yaşına kadar olan evreyi kapsar. Bu dönemde çocuk çevreye muhtaçtır, temel ihtiyaçlarının (beslenme, temizlenme) ailesi tarafından karşılanır. Bedensel gelişme daha gözle görülür bir hızdadır. Bunun yanında zihinsel, duygusal, dil ve psikolojik gelişimi de çok önemlidir. mümkündür. Çevreyle ilk tanışıklık gerçekleşir. Bu dönemde itinalı bakım ve gözetim, çocukta güven duygusunu oluşturmaya büyük çapta yardımcı olabilir10. Tuvalet eğitiminin kazanıldığı bu dönem ikinci ve üçüncü yaşı içine alır. Yürümeye ve konuşmaya başlamıştır. Kazanılan bu iki önemli yetenek sayesinde bağımsız hareket etmek ister. Sürekli oradan oraya koşuşturur, her yere uzanmak, her şeyi tutmak ister. Çevresini araştırmaya keşfetmeye çalışır. Su ile oynar, yemekleri döküp saçmaya başlar, isteklerini karşı çıkılmasına dayanamaz, ağlar, başına buyruk, ele avuca sığmaz, öfkeli bir çocuk olup çıkmıştır. Piaget bu döneme “Duyusal Motor Dönem” adını vererek gelişim basamakları açısından farklı dönemlere ayırmıştır:

a) (00-02 ay) Refleks:

Bebek bu dönemde bazı davranışları tekrarlar. Piaget bunlara şema der. Bebek bu dönemde bebekte yaşaması için muhtaç olduğu reflekslere sahip olduğu görülür. Anne memesini emme, avuç içi refleksi (yakalama), moro refleks vs…

b) (02-04 ay) I. Döner Tepkiler:

Bebek sahip olduğu şemaları başka obje ve kavramlara dönüştürür. Şemaların bu şekilde tekrarına özümseme der. Meme emen çocuğun bu dönemde bu davranışını başka şekillerde gerçekleştirmeye çalışma isteği görülür. Parmak emme meme emmenin dönüştürülmüş haliyle başlar. İlk temel alışkanlıklar kazanılır.

c) (04-08 ay) II. Döner Tepkiler:

Bu dönemde çocuk kasıtlı eylemler yapmaya başlar. Neden sonuç ilişkisi fikri oluşmaya başlar. Amaç-araç birbirinden ayrıdır, ,nesne sürekliliği oluşmamıştır.

d) (08-12 ay) 4. Dönem :

Niyetli davranış görülür, amaçla-aracın bağlanması ve yeni durumlara uygulanması gerçekleşir, çocuk arzusunu tatmin etmek ister, oyun becerisi gelişmiş ve oyun oynar.

e) (12-18 ay) 5. Dönem:

Faal deneme yanılma yoluyla yeni araçların keşfi görülür, olgunlaşmış nesne sürekliliği gerçekleşir, çevreyi aktif denetleyebilir.

f) (18-24 ay) 6. Dönem:

Çocuk çevreyi taklit edebilir, birkaç kelime tekrarlayabilir. Nesneyi temsil edebilir.

İlk Çocukluk Dönemi (2-7 yaş)

Bu dönemde çocuk konuşkan, cıvıl cıvıl ve hayat doludur. Sürekli sorular sorar: “Anne bu ne ? Baba bunun adı ne?, Neden?, Niçin?,” soruları bitmek bilmez. Sık sık büyüklerin sözünü keser, “bana da söyle” diye araya girer. Her şeyi bilmek, tanımak ister. Bir önceki dönemin inatçılığı gitmiş onun yerini uyumluluk ve söz dinlerlik almıştır. Bu dönemin en belirgin özelliği olan kendi işini kendi görmeye bayılır. Çok canlı bir hayal gücü vardır. Duyduklarını abartır, gördüklerini çarpıtarak anlatır. Olmamış şeyleri olmuş gibi anlatır. Çizikler, sıyrıklar ve küçük yaralanmalardan çok etkilenirler. Bir damla kan görse avaz avaz bağırır, ağlar. Kız veya erkek olduğunu ayırt eder. Anne babaya benzeme çabası içine girerler. Kız çocuğu anneye hayrandır, anneyle bir arada bulunmaktan, onunla mutfakta iş yapmaktan çok hoşlanır. Annenin hoşuna

gidecek işleri yapmaya özen gösterir. “Bak anne ben ne yaptım” diyerek ondan övgü bekler. Anneyi giyinirken, soyunurken, süslenirken izlemeyi çok sever, dudaklarını boyamaya annesinin topuklu ayakkabılarını giymeye bayılır. Erkek çocuklar da babaya hayrandır. Onun gözünde babadan daha becerikli, daha akıllı ve daha güçlü kimse yoktur. Arkadaşlarına “Benim babam senin babanı döver” diye tartışmaya girişir. Babası gibi tıraş olmaya, babasının sigarasını ağzına almaya kalkar. Kızın anneyi benimsemesi, erkek çocuğunun da babayı örnek alması kişiliğin gelişmesinde en önemli olaydır. Erkek çocuk erkek kimliğini babaya benzeyerek, kız çocuk ta kız kimliğini anneye benzeyerek kazanır. Psikolojide buna “ cinsel özdeşim” adı verilir. Bizim dilimizde bunu anlatan pek çok ata sözleri vardır. Örneğin “kız anadan öğrenir bohça düzmeyi, oğlan babadan öğrenir koyun yüzmeyi” gibi. Bu dönemde oyun çocuklar için ayrı bir özelliğe sahiptir. Biz yetişkinler gözüyle oyun, çocuğun eğlenmesine, oyalanmasına yarayan amaçsız bir uğraştır. Oysa çocuk oynadıkça duyuları keskinleşir, becerisi artar. Çünkü oyun, çocuğun en doğal öğrenme ortamıdır. Duydukları, gördüklerini sınayıp denediği, öğrendiklerini pekiştirdiği bir deney odasıdır. Oynayan çocuk kendi küçük dünyasındadır. O dünyaya kendisi hakimdir. Kuralları kendisi koyar, kendisi bozar. Yaşıtları dışındaki kimsenin bu dünyaya girmesini istemez. Evcilik oynayan küçük çocuklar büyükleri yanlarına yaklaştırmazlar. Piaget bu dönemin zihinsel gelişim özelliklerini şöyle açıklar12:

İşlem Öncesi Dönem:

Benmerkezci (egosantrik) düşünce vardır. Güneş çocuk için doğar ve batar, dünya onun için döner, anne baba sadece kendisine hizmet etmelidir vs. tek boyutlu düşünebilme becerisi gelişir. İşlemler ve temsil zenginleşir. Bu dönemde henüz tersine dönüştürme yapamaz (2+3=5 der ama 3+2=5diyemez). Korunum ilkesini kavrayamaz, şimdi burada olanla ilgilenir. Bu dönemin en büyük özelliklerinden birisi de animizmdir (cansız varlıkların, canlı varlıklar gibi telakki edilmesidir13).

Son Çocukluk Dönemi (7-11k/13e yaş)

Okula başlayış ailenin yaşamında çocuğun konuşması, yürümesi gibi önemli bir aşamadır. Okula başlama çocuk yönünden belli bir zeka ve duygusal gelişimi tamamlamış olmayı gerektirir. 6 yaşını bitirdiği halde zekası yeterli olan bir çocuk ruhsal bakımdan evden ayrılabilme olgunluğunu göstermeyebilir. Özellikle oyun ve arkadaşlıktan uzak tutulmuş, dışarı çıkarılmamış çocuklar için evden ayrılış ürkütücüdür. Okulların açıldığı ilk günlerde, her sınıfta birkaç anneyi sıralarda çocukları ile birlikte otururken görmek olağandır. Okula korku ile giden ve hep evi düşünen bir çocuğun kendini okuma ve öğrenmeye vermesi kolay olmaz. Ayrıca yaşıtları içine karışması, birlikte oynaması ve arkadaşlık kurması güç olur. Okula uyumu ve başarısı bir anlamda anne-babanın yetiştirmedeki başarısının bir ölçüsüdür. Zeka nedir? Zeka zihnin öğrenme, öğrenilenden yararlanabilme, yeni durumlara uyabilme ve yeni çözüm yolları bulabilme yeteneğidir. Piaget’e göre uyum becerisidir14. Öğrenme ile zeka arasında yakın bir ilişki olduğunu bu tanımdan anlıyoruz. En zeki kişi en çabuk ve en çok öğrenebilen kişidir. Zekanın gelişim evreleri: iki yaşından önce kavramların belirmediği gerçek anlamda genelleme zeka yeteneğinin gelişmediği yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Doğumdan iki yıl sonrasına kadar devam eden bu dönem duyusal hareketlilik dönemidir. Bu dönemde çocuk duyularını kullanmaya, uyaranlara uygun tepkiler vermeye ve devinimleri yinelemeye çalışır. 2-4 aylar arasında ellerini izlemeye başlar, ama bir nesneye uzanamaz. 5 (beş) aydan önce görüş alanından çıkan bir nesneyi aramaz. Örneğin renkli bir çıngırak gözü önünde yastığının altına konsa gözünü dikip oraya bakmaz. Görüş alanından çıkan nesne onun için yok olmuştur. sekizinci aydan sonra gözden uzaklaşan örneğin yastık altına konan bir emziği arar bulur. Ancak emzik oradan alınırsa emziği yine aynı yerde arar. Çocuk birinci yaştan sonra bir değnek yardımıyla oyuncağı kendine çekmeye çalışır, bir oyuncağı ilk sakladığı yerde değil son sakladığı yerde arar. İki yaşından sonra çocukta kavramlar gelişmeye başlar. Bu evrede çocuk nesneleri başka şeylerin simgesi gibi kullanmaya başlar. Örneğin bir değneğe binip at gibi dolaşabilir elindeki bebekle canlıymış gibi oynar ve konuşur. Dil hızla gelişir. Simgelerle konuşma ve genelleme başlar. Çocuğun sayı, zaman, büyüklük, renk, ağırlık gibi kavramları çok basit düzeydedir. 4-7 yaşlar arasındaki çocuk iki eşit bardağı su doldurulsa, sonra bu bardaktan biri daha uzun ve ince bir bardağa boşaltılsa ve çocuğa hangisinde daha çok su olduğu sorulsa, ince uzun bardağı gösterir. Çocuğun sayıları öğrenmesi de başlangıçta ezber yoluyla olur. Örneğin parmaklarını sayması istenen çocuk baş parmaktan başlamışsa bu istek yineleyince ancak baş parmaktan başlayarak doğru sayabilir. Serçe parmağından başlaması istenirse “bu bir değil” diyerek baş parmağının bir olduğunu söyler. Başka bir deyimle sayı kavramı daha yerine oturmamış, nesnelerden ayrı soyut bir nitelik kazanmamıştır. Somut işlemler dönemi adı verilen 7-11 yaşları arası sayı, zaman, uzay, ağırlık, boyut, hacim kavramları iyice yerleşmeye başlar. Ancak soyut düşünme yeteneği henüz tam gelişmemiştir. Onur, millet, ülke, ölüm gibi kavramlar daha çok tam anlamadan okulda ezberlediği şekliyle zihinde yer eder. Bu yaş çocukları deyimleri anlamakta güçlük çeke, benzetmeleri somut anlamları ile kavrarlar. Örneğin “büyük adam” sözünü iri ve uzun boylu adam olarak anlarlar. 11 yaşından sonra ise soyut kavramların yerleşmesi ve kavranması gerçekleşir. Yukarıda sözünü ettiğimiz kavramlar bu yaşlardan sonra gelişmeye başlar. Ancak zeki çocuklarda soyut düşünce, mantık yürütme ve muhakeme zeka oranına göre daha erken yaşlarda başlar. Piaget bu dönemi somut işlemler dönemi olarak açıklar15:

Somut İşlemler Dönemi:

Parça bütün ilişkisi kurulur. Gruplandırma, sınıflandırma, sıralama becerileri gelişir. Çok boyutlu düşünce başlar, tersine dönüştürme ve sosyal beceriler gerçekleşir. Hacim, ağırlık, kütle korununun farkındadır. Rol alabilir. Temsil yeteneği genişler. Gelişmiş mantıksal düşünce vardır.

C. ÇOCUKLUK DÖNEMİ DİNİ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

Doğum öncesinde başlayan dini hayat, doğumla birlikte farklı bir gelişim kazanır. Dolayısıyla fıtri bir duygu olan din, insan ruhunu doğuştan Allah’ı tanımaya ve bilmeye yöneltir. Psikoloji araştırmalarında da din duygusuna artık yer verilmektedir. Her ne kadar dine bakışımızı, dini duygu ve tecrübeyi ifade etme çabamızı değiştirmeyecek olsa da, bilimsel anlamda sunulan bir genetik buluş ışığında inanç geni adı verilen bir keşif yapılmıştır16. Buradan da anlaşılıyor ki bu konuda insan ilgisi devam ediyor. Ve bu ilginin kaynağı belki de fıtrat dediğimiz saiktan geliyordur.

Çocukluk döneminde dini gelişim özelliklerini incelerken bebeklik, ilk çocukluk ve son çocukluk olarak, bazı gelişim görevlerini göz önüne alarak şu şekilde işleyebiliriz:· Çocuklar, dini kavramları, gelişim aşamalarına göre değerlendirirler ve öylece ifade ederler. Allah ve ibadet kavramları, kavram gelişimine paralel olarak, somuttan soyuta doğru ilerleyerek gelişir.

· İlk çocuklukta düşünce antropomorfisttir. Bu genel düşünce yapısından dini kavramlar da etkilenirler. Bu dönemde Allah, insani vasıfların tümünü taşıyan, çocuğun görebileceği en yüce mekan olan gökyüzünde oturan, arkadaşları ve düşmanları olan, genelde yaşlı olan bir dede olarak tasvir edilir. Ve ibadetler ilk aşamada büyüklerin teveccühünü kazanmak için yapılan faaliyetler olarak gözlenir. Ancak 12 yaşından itibaren çocuk Allah ile arasında bir iletişim kurabilecek zihni düzeye gelebilir.

· Yine ilk çocuklukta düşüncenin sunileştirme özelliğinden dolayı çocuklar tabiattaki varlıkların insanlar veya Allah tarafından yapıldığını sanırlar. Fakat Allah’ın da büyük bir insan gibi tasavvur edildiğini göz önüne alırsak yaratıcı bir Allah’ın her şeyi yoktan yarattığı inancı, bu düşünce özelliğinden dolayı, pek kavranır gibi gözükmemektedir. Cennet bu dönemde bazen dünya küresi gibi bir küredir ve ölenler füze gibi bir aletle oraya taşınır17.

1) Bebeklik Dönemi (0-2 yaş)

İnsan ruhunda kendini ilk belli eden duygudur. Duygu, insan ruhunun temel bir unsuru olarak bütün ömür boyunca devam eder. Psikolojide dini duygu bir realite olarak kabul edilmektedir. Çünkü insandaki dini faaliyetlerin psikolojik etkisine bakıldığında, bu faaliyetlerin duygusal bir karakteri olduğu açıkça görülmektedir18. Bebeklik döneminde çocuğa dini ilk uyarıcı kulağa okunan ezan, isim verme, sünnet töreni ve ninnilerdir. Bir de 2 yaşına yaklaşıldığında birkaç kelime, Allah lafzı ve ebeveynlerin bazı dini davranışlarının taklidiyle sınırlıdır. Çünkü bu dönemde algılama ve öğrenme gelişmemiştir. Çocuk için bu dönemde dini gelişim güven, sevgi ve bağlanma gibi duygularla sınırlıdır19.

2) İlk Çocukluk Dönemi (2-7 yaş)

Çocuk iki yaşından itibaren konuşmaya, idrak etmeye, kendisini ve çevresini anlamaya; çevrenin etkisine girmeye başlar. Aile çok önemlidir. Çevreyi merak eder. Sürekli sorular sorar. Verilen cevapları sorgulamadan alır ve onlara hemen inanır. Bu dönemde antropomorfik (Allah’ı büyük çok büyük bir insan gibi tasavvur etme, soyutu somut olarak algılama) düşünce vardır. Çocuk büyüklerinden gördüklerini taklit eder. Sofraya besmeleyle oturur, hamd ederek kalkar. Sık sık tekrarlamalar görülür. Sıfatları anlar. Büyük küçük manasını bilir. Kutsal geceler ve merasimler, bayramlar ve hediyeleşmek çocuk için çok önemli. Dinin sevindiren ve kolaylaştıran bir unsur olarak çocuğa sunulması gerekli. Dini hikayeler ve masalların etkisi büyük bu dönemde. Çocuğa uygulanacak merhamet ve sevgi dolu eğitim, çocuğa anlatılan Allah’ın sıfatlarıyla bütünleşince Allah tasavvuru daha kuvvetli, güven verici ve kalıcı olacaktır. Baskı ve korkuyla eğitilen çocuk ise Allah’ı ceza veren bir varlık olarak kabul edebilir20.

3) Son Çocukluk Dönemi (7-11k/13e yaş)

Kavramları anlamaya başlar. Gerçekçi bir din anlayışı oluşmaya başlar. Dine ilgisi artar. Bilinçlenir. Sorularına aldığı cevapları sorgular. Aklında sınar. Sorularına ciddi ve doğru cevaplar verilmeli. Antropomorfik düşünce yerini sembolik düşünceye bırakır. Aile çok önemlidir. Örnekliği çok önemlidir. Dini sunuş çok önemlidir. Okul, öğretmen, arkadaş gibi yeni çevre de çocuğu etkiler. Bilgiler sunar. Uyum gerekir. Mesuliyet ve birliktelik duygusu gelişir. Cemaatle yapılan ibadetler dine ilgiyi arttırır. Namaza bu dönemde başlanılır. Gerçekleşebilecek dualar edilmeli. Kuran eğitimi. Erkeklerde sünnet. Allah sığınılan ve yardım talep edilen, ibadet yapılan bir varlık olarak sunulmalı. oyun eğitimde kullanılmalı. Oruç. Din, Allah ve peygamber sevdirilmelidir.