DOKTOR-HASTA İLİŞKİSİ VE İLETİŞİMSEL SORUNLAR

DOKTOR-HASTA İLİŞKİSİ VE İLETİŞİMSEL SORUNLAR

Yrd. Doç. Dr. Mustafa YAĞBASAN

Sağlık hizmetleri profesyonelleri, hastalar ve kanser bakımına olan holistik yaklaşımın öneminde genel halk arasında bilinçlilik artmıştır. Bütünleyici tedavileri de içeren psikososyal engellemeler kanserli insanların hayat kalitesini (QoL) düzeltmek için teşhisle bağlantılı olarak sıkıntıyı azalmaya yardımcı olarak ve düzeltilmiş psikolojik ayarlama kanser deneyimini kolaylaştırarak yardımcı olabilir. Aşağıdaki makale kendi QoL’lerinde yaşam kalitesi üzerine refleksolojinin yararlarında müşterilerin algılarını ARC Kanser Destek Merkezi Dublin, İrlanda’da anektodal sonuçları gösterir. Refleksoloji engellemeleri müşterilerin fiziksel ve psikolojik fonksiyonlarını da içeren zarar görme ve fonksiyonel durum seviyeleri üzerinde olumlu olarak etkilemek için genel sağlık algıları gerektirmeleri ile hissedilmiştir. Bu belge bu bulguların daha ötedekilerin temelini nasıl oluşturabileceğini kanserli insanlar için refleksolojinin yararlarının ARC Kanser Destek Merkezinde daha dikkatli değerlendirilmesini tartışır. 2002 Elsevier Science Ltd. Tüm hakları korunur.

GİRİŞ

QoL faktörleri kanser bakımına olan holistik yaklaşımın uygunluğuna hastalar, genel halk ve sağlık hizmetleri profesyonelleri arasında bilinçlenmeyi arttırırken, ayrıca bütünleyici tedaviler kanserli QoL hastaları üzerinde etkiyi araştırmak için değerlendirmeyi gerekli olduğu da ayrıca onaylanmıştır (Fallowfield 1995, Bell & Sikora 1996, Richardson 2000, Gambles et al. 2001). ARC (Bakımdan sonra, Araştırma, Danışmanlık) Kanser Destek Merkezi Psikososyal engellemeler aralığında bütünleyici tedavileri, eğitici ve davranışsal tedavi, danışmanlık ve grup desteğini de içerdiği gibi partnerlerini ve/veya bakıcılarını içeren Dublin, İrlanda’da kayıtlı bulunan kar amacı gütmeyen bir yardım derneğidir. Görünen makale ARC Kanser Destek Merkezinde başlangıçta, anektodal bulguların genel taslağını müşterilerin algılarını kendi QoL’leri üzerinde refleksolojinin yararlarıyla bağlantılı olarak sunar.

KAYNAK TARAMASI

QoL’i düzeltmek için psikososyal engelleme olarak bütünletici tedavi

Hem kanser teşhisinin travması hemde zıt fiziksel ve psikolojik semptomların hastalık deneyimi ve kanser tedavisi ile bağlantılı önceden tutmak ve hafifletmek için erken müdahale için gereklilik konusunda bilinçlenme artmıştır (Cella et al. 1990, Mermelstein & Lesko 1992, Munkres et al. 1992, Spiegel 1993, Burish & Redd 1994, Cordova et al. 1995, Ferrell 1995, Tjemsland et al. 1996, Holland 1999).  Hafif masaj, koku tedavisi, rahatlama ve refleksoloji gibi bütünleyici tedavileri de içeren psikososyal müdahaleler geleneksel kanser tedavisi ile ilişkili olarak sağlanması rahatlama tepkisini yükselterek, duygusal desteği sağlayarak ve duygusal kontrolü, hali ve psikolojik refahı arttırarak kanserli insanların korkularını ve sıkıntılarını deneyimlemeyi azaltması için yardımcı olabilir(Benson 1976, Fallowfield 1995, Greer et al. 1992, Doan 1998, Penson 1998, Laffoy 1999, Hodgson 2000, Stephenson et al. 2000). Bütünleyici tedaviler kanser olan bazı hastaların önemli psikolojik ihtiyaçlarını yerine getirebilir(Downer et al. 1994). Bu müdahaleler hastalara destek ve kabul sunar ve belirsizlik, korku, kızgınlık, kaybetme ve kanser deneyimiyle ilgili sıkıntı duygularıyla başedebilmek ve itiraf edebilmek için belirti azalması ile yardımcı olabilir(Crowther 1991, Ferrell-Torry & Glick 1993, Downer et al. 1994, Sloman 1995, Bell & Sikora 1996, Trousdale 1996, Penson 1998, Hodgson 2000, Stephenson et al. 2000). Psikososyal destek kanser hastalığına düzeltilmiş psikolojik değerlendirme üzerine olan önemli etkisi gösterilmiştir(Watson 1983, Dunkel-Schetter 1984, Dunkel-Schetter et al. 1992, Spiegel 1993, Arathuzik 1991a, 1991b, 1994). Bütünleyici tedaviler hayati tehlike oluşturan hastalıklarla karşı karşıya bulunan insanlar için daha fazla seçenek ve kontrol olanağı sunar (Penson 1998) ve alınan bakım unsuru refah ve QoL duygusu için önemli etkileri düzeltilebilir(Benner & Wruble 1989).

İYİLEŞTİRİCİ MÜDAHALE OLARAK REFLEKSOLOJİ İÇİN GEREKÇE

Refleksoloji Teorisi

Refleksoloji, sinir iletişimini düzeltmek, fizyolojik fonksiyonu uyumlaştırmak ve rahatlama cevabını düzenlemek için tasarlanan ayak ve el basınç tedavi birleşimidir(Crane 1997, Kuhn 1999, Stephenson et al. 2000). Refleksolojinin etkileri ile ilgili birçok teori vardır, bir proprioseptif teori olarak sinir alıcıları, merkez ve çevresel sinir sistemlerinin başından sonuna kadar bağlantılı olmanın üzerinde durur(Stephenson et al. 2000). Refleks arkı bir dereceye kadar bilinç kontrolü içermeyen basit sinir döngüsüdür (Crane 1997). Refleksoloji uygulaması eller ve ayaklar üzerinde vücuttaki tüm kaslara, sinirlere, organlara, bezelere ve kemiklere karşılık gelen refleks noktaları olduğu öncülüne dayanır (Crane 1997, Kuhn 1999, Hodgson 2000), ve bu refleks noktalarını uyarmak için ellere ve/veya ayaklara yumuşak basınc uygulamasını içerir(Crane 1997, Hodgson 2000). Hastalık fonksiyonda dengesizlik yaratırsa, sinir sinyali engellenebilir. Eller ve ayaklar üzerindeki belirli noktalara yapılan basınç daha iyi kan akışına, sinir sinyalleri, toksinlerin ve endorfinlerin salınımına katkıda bulunmak için, geliştirilmiş fonksiyonu ve refahı kolaylaştırmak için nitelendirilir(Kuhn 1999). Refleksolojinin kullanımı rahatlama cevabında indüksiyona katkıda bulunur ve sonuç olarak korku azalmasında etkisi olabilir(Crane 1997, Stephenson et al. 2000).

ÇALIŞMANIN AMACI

Çalışma müşterilerin algılarını refleksoloji müdahalelerinden alınan yararlardan geriye dönük bir şekilde incelenmiştir:

*Müşterilerin algılarını onların QoL’leri üzerinden refleksoloji müdahalelerinin yararlarını tanımlar.

*Refleksoloji müdahalelerinin yararlarında müşterilerin algılarıyla alakalı yaygın konular olup olmayacağını tanımlar.

*QoL’in farklı etki alanları üzerinden alınan refleksoloji müdahalelerinin etkisini belirler.

YÖNTEMBİLİM

Refleksoloji çizelgeleri 1998’de ARC Kanser Destek Merkezi’nde müdahalelerin başlangıcında terapistler tarafından korunur. Tüm müşteriler haftalık aralıklarla süren refleksoloji tedavilerimdem önce sağlık onayı alır. Müşterilerin niteliksel, değerlendirici yorumları müdahale sürecinde sürmekte olan temelde kaydedilmiştir. Tüm kayıtlı müdahale bilgisi kişiye göre değişir ve niteliklidir. Müşterilerin tablolarından bir örnek 2001 Nisanında rastgele seçilmiş ve incelenmiştir. Tanımlayıcı istatistikler göstergeler ve QoL’in etki alanlarına dayanarak refleksoloji müdahalelerinin yararlarında müşterilerin algılarını sınıflandırmak için değerlendirilmiştir (Patrick & Ericson 1993). Tablo 1 ARC Kanser Destek Merkezinde refleksoloji müdahalelerini alan müşterilerin çoğunluğu yaşları 40 ile 69 arasında değişen ve ilk göğüs kanseri ile teşhis edilen kadınlardır. Kanserin seviyesi müşterilerin çizelgelerinde belirtilmemesine rağmen bazı müşterilerin ikincil kanseri vardır. Müşterilerin çoğunluğu ya kanser tedavisini, ışın tedavisini ya da her ikisinin birleşimini alıyor ya da almıştır.

Tablo 2’de gösterilmiş olan QoL’in yararları müşterilerin çizelgelerinde hem tedavi süreci sonunda hem de aşağıdaki bireysel refleksoloji tedavi bölümlerinde kaydedilmiştir. Müşteriler iki QoL göstergesiyle (fonksiyonel durum ve bozulma) ilgili olarak aşağıdaki refleksoloji müdahalelerindeki ilerlemeleri rapor etmiştir(Patrick & Ericson 1993). Müşterilerin algıladıkları yararları bu iki QoL kavramını kendi alakalı etkinlik alanıyla bağlantılı olarak sınıflandırılabilir. Fonksiyonel durumu hem düzeltilmiş fiziksel fonksiyonu (örneğin uyku ve azalan enerji) ve psikolojik fonksiyon (örneğin rahatlama, kendiyle başa çıkmanın gelişmiş hissi ve gerilmede azalma)yı kapsarken bozulma ağrı gidermeye gücü yetmesi ve düzeltilmiş vücut fonksiyonu gibi deneyimlenen semptomlarda ve öznel şikâyetlerde değişiklikleri kapsar. Bu geniş kapsamlı ilerlemeler iyileştirilmiş sağlık algısında üçüncü QoL kavramına katkıda bulunur (Patrick & Erickson 1993, Ferrell et al. 1995).

Psikolojik fonksiyona dayanarak Tablo 2 müşterilerin %34’ünün rahatlama duyusunu rapor etmiş, %6,4’ü gerilmede azalma ve ilerlemiş üstesinden gelme hissini deneyimlemişlerken müşterilerin %29,8’i benlik duygusu (‘iyi’, daha olumlu ve düzelmiş refah olarak tanımlanır) geliştirilmiş olduğunu rapor ettiklerini gösterir. Fiziksel fonksiyondaki düzelmelere dayanarak, müşterilerin %29,8’i uyku düzenindeki ilerlemeyi ve %27,6’sı da enerji seviyelerindeki artışı rapor etmişlerdir. Tablo 2 ayrıca müşterilerin %23’ünün refleksoloji müdahalelerinin deneyimlenen ağrı inancından sağladığını nitelendirmişken, müşterilerin %27,7’si refleksolojinin ilerlemiş vücut fonksiyonlarına katkı sağladığını dikkate almışlardır. Refleksolojinin yararlarınında müşterilerin öznel değerlendirmelerinin örneği hem refleksoloji tedavisi sırasında hemde aşağıdaki bölümde not edilip Kutu 1’de gösterilmiştir.

TARTIŞMA

Refleksoloji ve QoL göstergelerinin etkileşimi

Sağlık kavramındaki QoL kişiler tarafından tahsis edilmiş değer olarak (1)fonksiyonel durum, (2)bozulmalar, (3)sağlık anlayışı, (4)fırsatlar ve (5) ölüm ve hayat süreci hastalığın, yaralanmanın, tedavinin ya da prensiplerin etkisine aracılığıyla değiştirilmiştir. QoL’in beş göstergesi tavırlar, davranışlar, algılar ve eylemin ve düşüncenin alanındaki etkinlik alanlarına bölünebilir (Patrick & Ericson 1993). Kanser hastaları içim olan QoL etkinlik alanları fiziksel, psikolojik, sosyal ve ruhsal refahı içerir(Fallowfield 1990, Ferrell et al. 1995). Farklı kavramlar ve etkinlik alanları sağlık durumunu sınıflandırmada etkileşim içinde olabilmesine rağmen (Patrick & Erickson 1993) aynı etkileşim bireysel QoL için içerir. Örneğin, çalışmamızda düzeltilmiş fiziksel fonksiyon ve azaltılmış ağrı deneyimi refleksoloji tedavilerini izleyerek (Tablo 2) müşterilerin algıları gelişmiş benlik duygusuna (daha fazla refah ve daha olumlu hissetmek gibi tanımlanabilir) refleksoloji müdahalelerine olan bu QoL ilerlemelerine katkı sağlayan müşterilerin %29,8’inin deneyimlediği gibidir.

Fonksiyonel durumda refleksolojinin olası yararları ve kanser hastalarında azalma

Sağlıkla ilgili QoL’de daha küçük semptomlar fizyolojik ya da sosyal fonksiyonuna zarar veremezken, büyük eksiklikler ve semptomlar büyük psikolojik ve sosyal işlev bozukluğuna neden olabilir (Patrick & Erickson 1993). Kanserle bağlantılı olan semptomların pek çoğu kişinin ağrı deneyimini kötüleştirebilir, bitişik yapıların metastatik saldırısı da olabilir (Twycross 1994, Buckman 1996, Parris 1997). Otonom ve somatosensori reaktivitesi için ağrı gerilme döngüsü tarafından korunan ve şiddetlendirilen ağrıya koşullandırılmış cevabını verebilmesi için olasıdır(Evers et al. 2001). İlerlemiş ağrıyla ilgili olan çoğunlukla duygu korkudur(Sternbach 1976). Hastanın korkularıyla alakalı olan kavramdaki uyarılmış korku, örneğin, tıbbi prosedürler hakkında korku, ağrının daha çok algılanmasıyla sonuçlanır (Breitbart et al. 1997). Bununla birlikte, kanser ağrısını hafifleten somatik olarak düzenlenmiş müdahaleler psikolojik rahatsızlığı azaltmak için de gösterilirken, duygusal sıkıntıyı rahatlatmayı amaçlayan psikososyal müdahaleler nosisepsiyon üzerinde büyük bir etkisi vardır (Breitbart et al. 1997). Kanser hastaları çoğunlukla korku ve bunalımı, ciddi rahatsızlığı tecrübe eder(Watson 1991, Breitbart et al. 1997, Passik et al. 1997). Çalışmalar korku ve bunalımın ağrı deneyiminde azalma ile olası ağrı aşamasıyla artarak bağlantılı olduğunu gösterir (O’Boyle et al. 1988). Tutumun ve halin semptomların yoğunluğu üzerinde döngüsel etkisi olabilir (Peteet et al. 1986).

Bu çalışma kapsamında, korku ve gerilmedeki azalma, refleksoloji müdahalesini izleyen rahatlama durumu ile birlikte deneyimlenmesi ağrı-korku-gerilme döngüsü üzerinde etkisi olur (Sloman 1995) müşterilerin %23’ü refleksoloji tedavisini izleyen ağrıyı deneyimlediklerini söylerken, müşterilerin %34’ü rahatlama ile karşılaştıklarını, %29,8’i uykularının düzeldiğini, müşterilerin %27,6’sı enerjilerinin arttığını ve %27,7’si de vücut fonksiyonlarının düzeldiğini belirtmiştir (Tablo 2). Bu anektosdal bulgular kaynaklardaki bulgularla birbirini tutar. Stephenson ve diğerleri (2000) tarafından yapılan çalışmada ayak refleksolojisinin korku ve ağrı üzerinde olan etkileri kanser göğüs ve akciğer kanseri olan hastalarda sanki kendi kontrollerindeymiş gibi davranırken korku değerleri önemli bir şekilde ayak refleksolojisinden sonra daha düşük çıkmıştır. Hodgson (2000) tarafından yapılan çalışmada kanser için hafifletici bakım alan hastaların QoL üzerinde refleksoloji müdahalelerinin etkisi refleksoloji grubu ve plasebo alan grup arasında önemli farklılık bulmuştur, önceki grup sonrakinden daha çok yarar sağlamıştır. Coxon (1998) tarafından yapılan nitelikli çalışmada müşterilerin refleksoloji müdahalelerinden semptomlar için aldıkları yararlar hem migren, baş ağrıları, sırt ağrısı, kronik yorgunluk ve/veya romatizma “göstermiştir ki cevap niteliğindeki her hissedilen genellikle nasıl hissettiklerini refleksolojinin nasıl bir etki yaptığını düzenli alınan ağrılar ve düzenl, baş etme , azalan yorgunluk ve rahatlamanın daha çok hissiyatı ile belirlenmiş yararlarını getirir. Trousdeell (1996) tarafından yapılan nitelikli çalışma refleksolojinin stres seviyelerini ve semptomları azaltmada ve mücadelede ruhsal sağlık problemleri olan bir grup kadın için refah hissinin arttığını göstermiştir.

Tümör ve ağrı kontrolü geleneksel kanser tedavisinde öncelikli amaç iken, bu gidi tedavilerin yan etkileri yorgunluk, ağrı, nefes darlığı, fiziksel bozulma, cinsel ve mahremiyet konuları ve bilişsel bozulmalardan herhangi biri kanserden sağ kalanların fiziksel rahatlığını tüketebilir (Ferrell et al. 1995). Güncel çalışmanın içeriğinde, hastalar geleneksel kanser tedavisinden olası yan etkileri deneyimleyebilirler (Oberst et al. 1991, Munkres et al. 1992). Bu yan etkilerin refleksoloji tedavileri tamamlandıkça azalabileceği olasıdır. Müşteriler refleksoloji terapistlerine kanser tedavilerini izleyen ‘iyi ve kötü’ günlerin farkında olduklarını ve refleksoloji tedavilerinin kötü günlerin sonuçlarını değiştirecek izlenimini verdiği şeklinde yorumlamışlardır.

Biyopsikososyal model ve QoL’in içeriğindeki Refleksoloji

Kanser ve ilgili tedavilerin deneyimlenmesi tehlike, zarar ve/veya hasarı içeren stresli değerlendirmeler üretebilir (Lazarus & Folkman 1984). Bu gibi değerlendirmeler hali doğrudan etkileyebilir ve durumu üzerinde semptom endişesinin etkilerine aracılık eder. QoL göstergeleri ve etkinlik alanlarının olası etkileşimi (örneğin, psikolojik refah üzerinde düzeltilmiş fiziksel fonksiyonun etkisi) sürmekte olan anektodal çalışma ile ilgili olarak biyolojik, psikolojik ve sosyal değişkenlerin karmaşık etkileşiminin sonucu olarak hastalık üzerindeki biyopsikososyal modele odaklanarak gösterir. Hastalık ‘öznel deneyim yada kendine yükleme olarak tanımlanabilirken hasta insan ve onun ailesinin üyeler, ve daha geniş sosyal ağı nasıl alır, birlikte yaşar ve semptomlara ve yetersizliğe cevap vereceği ile ilgilidir (Waddell 1992, Fordyce 1995, Turk 1996). İnsanların ağrıya başlangıçta semptomlara tepkileri ve koşul devam ettikçe cevapların nasıl değişeceği oldukça çok değişiklik gösterir. Ağrı ve QoL’in içerikleri çok ilgili olduğu varsayıldığı için, bu ilişkinin doğası sadece geçenlerde tamamen kabul edilmiştir(Skevington 1995). Bu çalışmayla ilgili anektodal bulgular müşterilerin fonksiyonel durumunun olası etkileşimini ve bozulma durumunu gösterir, bu sayede rahatlamak için beceri artar, ağrı deneyimi azalır, uyku düzelir ve düzelmiş vücut fonksiyonları müşterilerin baş etme yeteneğini ve benlik algısı geliştirilmiş olabilir (Tablo 2).

Refleksolojinin baş etme ve öz yeterlilik üzerindeki algılanan etkisi

Kanser hastaları kendi korkularını ve ağrılarını kronik problem olarak yönetmelidir (Stephenson et al. 2000). Kanser sadece hastaların fiziksel sağlığını değil aynı zamanda onların duygusal refahını da tehdit eder (Jarrett et al. 1992). Kanser hastalarının çoğunluğunun yanıtlarla başa çıkmanın geniş repertuarını kullanıldığı gösterilir (Jarrett et al. 1992). Bu çalışmada refleksoloji müdahaleleri izler, müşterilerin %29.8’i benlik duygusunu geliştirmiş olduğunu rapor etmiştir, ‘büyük refah duygusu’ olarak tanımlanır ve ‘daha olumlu’ hissedilirken müşterilerin %6.4’ü düzeltilmiş baş etmeyi raporlamıştır (Tablo2). Bu bulgular tekrar QoL göstergeleri ve etkileşim alanlarının olası etkileşimli etkilerini gösterir (Patrick & Ericson 1993). Günlük rutinleri ve konuların uygulanma kapasitesi kişisel bağımsızlığa karar verir (Patrick & Erickson 1993), öz yeterlilik duygusunun, üstünlüğün ve güvenin esas belirleyicisidir (Bandura 1977, Schwarzer 1992). Öz yeterlilik, kişisel becerideki inanç seçilen baş edilecek davranışları etkiler. Karşılık olarak, baş etme davranışının olası sonucu öz yeterliliği geri bildirimin bilme ve davranış arasında sürekli döngüsü etkiler (Zamble & Gekoski 1994). Çalışmalar öz yeterlilikteki inançları sağlığı tehdit eden olaylar ile baş etme durumunda daha aktif olması için bağlantı kurar (Pearlin & Schooler 1978, Strickland 1978). Rahatlama cevabı korkuya karşı çıkandır (Benson 1976, Arathusik 1994, Sloman 1995, Stephenson et al. 2000) ve araştırma kas gerilimi, otonom hyperarousal, korku ve ağrı arasında ilişki molduğunu göstermiştir (örneğin Fishman & Loscales 1987). Potansiyel olarak tehditkar olaylar üzerinde kontrol uygulamasındaki algılanan öz yeterlilik korku uyarılması ve azalmasında merkez rolünü oynar (Bandura 1986). Refleksoloji müdahalelerinin algılanan yararları (Tablo 2) ayrıntılı olarak müşterilerin refahı üzerine, olayların algılanması, müşterilerin baş etme becerisi ve öz yeterlilik duyguları tesir etmişken(Bandura 1977, Pearlin & Schooler 1978, Schwarzer 1992), Kutu 1’de gösterilen yorumlar kişisel QoL üzerinde müşterilerin ilerleme duygularının öznel gelişimi gösterilmiştir.

Bulgulardan geliştirilen ileriki çalışma tasarımı

Burada tanımlanan anektodal bulgular kanser hastaları için refleksolojinin yararlarının anlaşılmasını destekler ve daha detaylı ve kontrollü araştırma çalışması için alanları tanımlar (Mackereth et al. 2000). Bununla birlikte, çalışma tasarımlarının tamamlayıcı tedavilerin gelişimi için seçimi karmaşık konu olarak tanımlanabilir. Esas düşünceler Liverani ve diğerleri (2000) tarafından özellikle çift-körün kullanımı hakkında dikkate alma, plaseboya karşı kontrollü çalışmalar, rastgellenmiş Kontrollü Deneme (RCT) bakımından bu gibi değerlendirmeler için özetlenmiştir. Geleneksel dirimsel tıbbın olduğu ülkelerde Dünya Sağlık Örgütünün sağlık sürecinin temelinde olan alopatik olmayan tıpların etkinliğini belirlemek için gerekli kontrollü denemeleri belirtir. Bu konu iki ana durumda sonuçlanır. İlk durum bazı tip araştırmaların tavsiye veren ve yönetmelik üreten Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp üzerindeki araştırmada Nicel Metodlarda Çalışma Grubunun Metodolojik Manifesti tarafından tıp araştırma olağan prosedürleri uygun olmayabilir ve belirli problemlere uygulanan istatiksel yaklaşımlar ve farklı metodolojiler gerektirebilir. Liverani ve diğerleri (2000) RCTlerin tedavileri değerlendirmede hastalığın ilerlemiş aşamalarında kolayca tanımlanan bitiş noktalarıyla etkili olduğunu ve RCTlerin altında yatan felsefe öznel deneyimin bağlılığını dikkate almadığını belirtir. Bununla birlikte, klasik RCT paradigmanın uygulanmasının tamamlayıcı tedavilerde değerlendirilmesine uygunluğu soru olabilirken, tüm psikososyal yaklaşım müdahalelerinin kanıt bazlı değerlendirilmesi için tamamlayıcı tedavilerden şühe etmeden gerekliliktir. Bu gibi değerlendirmeler belirli kanser hastalarını içerir, prognostik değişkenlerin temelinde müdahale ve sonuç ölçümlerinin açık yönetimi ile katmanlaşmıştır (Spiegel 1993). Kanser hastaları genellikle umutla ve semptom kontrol ve refahla alakalı QoL’in açısındaki ilerlemelerin beklentisi tamamlayıcı tedavileri yüklenir. Bu bağlamda (durum iki) WHO geleneksel müdahalelerin ve tamamlayıcı tedavilerin etkisini hastalıktan öte kişilerin QoL’i üzerinde değerlendirmek için yaratılmıştır (WHOQOL Grup 1995, Liverani ve diğerlerinden alıntı yapılmıştır (2000)). Nitelikli ve nicel metodolojilerin birleşimi QoL etkinlik alanlarına uygulanan değerlendirilmesi güçlükle ilişkilendirilmiş bazı zorlukların kararlılığına katkıda bulunabilir.

Tamamlayıcı tedavilerin değerlendirilmesinde plasebo etkinin varlığı çoğunlukla sorgulanmıştır (Skevington 1995). Özellikle, sebepler rastgele deneysel ya da kontrol gruplarına görevlendirildiği zaman bile tamamen kontrol edilemeyen ‘plasebo etkileri’ problemleri doğurur. Mümkün olduğunda, tamamlayıcı tedavilerde farklı tedavilerin değerlendirilmesindeki karşılaştırmanın kullanımı ya da hastaların kendi kontrollerindeymiş gibi davranmaları gibi RCT’nin yarı-deneysel metodlara adaptasyonu plasebo etkileri ile ilgili bazı problemlerin üstesinden gelmeye yardımcı olabilir.

SONUÇ

Kanser hastalarının psikososyal müdahalelerinin önemi oluşur çünkü (1) hem hastalık hemde kanser tedavisinin yan etkileri ile ilgili semptomların yoğunluğunun tanımlanması ve (2)en uygun fonksiyonun kolaylaştırması için gereklilik ve süregelen hastalık deneyimi ve/veya ilgili tedavi kişi için hayat tatminidir. Geleneksel tıp müdahaleleri yalnızca çoğunlukla QoL gerekliliklerini bu hasta popülasyonunda karşılamaz, sonuç olarak tamamlayıcı tedaviler, kanser hastalarının QoLi arttıran diğer psikososyal müdahalelerle birlikte düşünülmesi gerekir (Watson 1983, Spiegel 1993, Fallowfield 1995, Hodgson 2000). Refleksoloji geniş aralıkta koşullarda insanların tedavi edilmesi için kullanılır ve refleksolojinin yararlarını değerlendiren kaynakların çoğu anektodaldır. QoL’in çeşitli etkinlik yerlerinde çok kapsamlı hastalıklarla kanser de dâhil olmak üzere insanlar için algılanan ilerlemelerin anahatlarını belirleyen çok sayıda rapor varken daha dikkatli değerlendirme bilgiye dayanan deneyimlere izin vermesi ve kanser hastaları için refleksoloji müdahalelerinin kullanımı ayarlamak için önemlidir (Botting 1997). Burada gösterilen bir grup kanser hastası için refleksolojinin yararlarının anektodal bulguları ilerisi için rehber olabilir, araştırma tabanlı özellikle tasarlananın kullanımı ve ölçüm aracının onaylanması ile ve dikkatlice düşünülmüştür ve araştırma tasarımı uygundur.